13 Temmuz 2011 Çarşamba
Susam / Şiir:Ferhat Can
Gözlerinin ziyasından renk değitiren denizlerin kokusunu çekiyorum genzime..
İstanbul'da,
Üsküdar İskelesi'nde...
Birlikte yediğimiz simidin susamını saklıyorum dişimin kovuğunda.
Gözlerini yumduğunda bir yıldız düşüyor avuçlarıma..
...Ceviz kabuğunu doldurmayacak sebeplerden bu şehre küsüyorsun
Ve bu şehrin gündüzleri gecelerini kusuyor üzerime..
Sen gidiyorsun,
Bu şehrin masalları da değişiyor..
Devran dönüyor,
Karınca da Ağustos Böceği'ne muhtaç oluyor..
Biliyor musun ?
Sen gideli beri
Başçavuşun beygiri bile rütbe atladı.
O artrık orgeneralin beygiri..!!
Kışa veda eden bir ilkbahar arefesinde
Martılarla kavgaya tutuşuyor şiirim..
Heybemden birkaç ayrılık sözcüğü daha atıyorum..
Boğaza nazır,
Nasırlı bir iç çekişin dışında dönüyor dünya..
İstiklal caddesinde,
Anonim bir şarkının güftesinde,
Sokak şarkıcısının küflü nefesinde geçiyor adın.
Benim adımsa Yüksel Bakkal'ın veresiye defterinde..
Annemin,
Evimizin pencerelerine astığı ''beyaz perde''den seyrediyorum Arnavutköy'ün hazin öyküsünü.
Devir değişiyor biliyorum.
Ama unutmuyorum,
Aşık Veysel'in,
Neşet Ertaş'ın türküsünü...
Şimdi mızrap saza küs,
Mevsimler yaza..
İbresi sensizliğe vuruyor zamanın.
Amansız bir kehanet beliriyor suretinde sokak çocuklarının
Apansız gelişinin sessiz kıyametiyle diriliyor AŞK..
Ve ben sözlükten rehnedilmiş bir sözcük gibi,
Kendi yağımda kavruluyorum..
Teması sensizliğe kertilmiş bir şiirin yamalı dizeleriyle sesleniyorum şimdi sana.
Bir başkasınınkinden büyük veya küçük değil sevdam..
Neye göre derecelendirilebilir ki aşk,
Bir gönül gerçekten sevmişse eğer..
Ederini bulamıyorsa bir insana verdiğimiz değer,
Bilmiyordum.!!
Kendimizi bir şiirin içinde harf harf bölmek gerekirmiş meğer..
Çok geniş bir repertuara sahibim dünyaya savuracağım küfürler için.
İçinde koca bir şeriat hüküm sürüyor gözlerinin..
Şeriatın kestiği parmakla bu aşka tekbir getiriyorum..
Sonrası mı?
Sonrası arabesk bir şarkının nakaratı dolanıyor dilime..
'' Tek bir dileğim var mutlu ol yeter..'' diye..
Şimdi sen,
Mezhebi meşrebine uymayan aşklardan sor beni.
En soyut düşüncenin en kuytusuna sürr..
Bul beni bir daha kaybetmeyecek şekilde..
Hiçbir aşkın tanık olmadığı bir biçimde sev ki beni,
Bende dokunuşşlarınla abdest alabileyim,
BİR İĞNE DELİĞİ YER KALMAYACAK ŞEKİLDE...
Şiir:Ferhat Can
Yorum:Kahraman Tazeoğlu
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder